Stuff

Çizgi Roman Yolculuğu başladı!

Geçtiğimiz hafta, Youtube’da Çizgi Roman Yolculuğu adında bir programın ilk bölümü yayınlandı.
Türkiye’de çizgi roman okurları yıllardır ‘böyle bir şey’ bekliyordu ki, program sevinçle karşılandı. Evet, biz de o sevinçle karşılayan kitlenin içindeyiz. Bu yüzden de programın genç yönetmeni Öner S. Biberkökü ile iletişime geçtik ve projenin ortaya çıkışını, yapım sürecini ve geleceğini sorduk.

 

 

Öner S. Biberkökü:

“Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Matematik bölümünü bitirdim, yolum bir daha matematik ile kesişmesin diye dua ediyorum. Sinema, televizyon ve fotoğraf işleri yapıyorum. Üretim aşamasının hemen her alanında çalıştım. Ama galiba en fazla kurgu yaptım. Başka işlerde ekip olarak çalışsak da aslında bu işte bir ekibim yok. İlk yaptığım röportaj dışında çekimlere de yalnız gittim. Bu başlı başına bir zorluk benim için. Röportajdan kurguya, kamera kullanmaktan renk düzenleme ve grafikleri-efektleri yapmaya hatta programı sunan ses olmaya kadar tüm aşamalarını yapmam epey vaktimi alıyor. Bir yandan da seviyorum tabii.

Her ne kadar çizgi roman ile çocukluğumdan bu yana ilgili olsam da, dönüp özellikle yerli eserleri araştırma düşüncesi, 2 yıl önce Cannes film festivalinde bir çizgi roman uyarlaması olan “Mavi En Sıcak Renktir” filminin Altın Palmiye almasıyla oldu. Öncesinde biraz daha yüzeysel bildiğim yerli çizgi roman eserlerini ve üretim sürecini araştırmaya başladım. Üretim az olsa da, tahmin ettiğimden çoktu. Çok iyi çizerlerimiz var; bunların arasında  DC, Marvel, Image Comics’e çizenler dahi var.

Bu araştırmalarım yerli  çizgi roman üretimi üzerine bir belgesel hazırlama fikrini doğurdu. Üretim aşaması ve üretim ilişkileri belli açılardan sinemaya, belli açılardan da edebiyata ve resime çok uzak değil. Çizgi roman o yüzden benim için iyi bir başlangıç noktasıydı.  Fakat bunu yaparken “Yerli çizgi roman ne durumda?” gibi genel ve söyleyecek çok sözü olmayan bir cümleden  öteye geçebilmek için yerli yazar, çizer, çevirmen ve yayınevi sahipleriyle görüşmeler – video röportajlar yaptım. Bu röportajları da Youtube üzerinden  10 dakikalık programlar halinde Çizgi Roman Yolculuğu adı altında bir internet programı olarak yayınlamaya başladım. Çekimleri ve görüşmeleri bitirip belgesel kısmına geçtiğimde ise yeni bir çekim takvimi oluşturarak bir amaç doğrultusunda sıfırdan amaca yönelik çekimlere başlayacağım. Bölümleri internetten yayınladıkça da bir  program olarak zamanla çizgisini bulacağını, daha iyi bir hale geleceğini umuyorum. Program bitiminde ise yaptığım tüm röportajların en az kesintiye uğramış  hallerini de program dışı, bir veri tabanı oluşturmak adına Youtube’a yükleyeceğim.

Program, yoğunluğuma göre haftalık veya 2 haftada bir yayınlanacak. En az 15 bölüm sürecek ama isteğim daha da devam etmesi yönünde.  Şu an Marvel’a Demir Adam çizen Yıldıray Çınar bölümü bu pazar yayınlanacak. Bunun dışında çekimlerini yaptığım ve montaj bekleyen 5 bölüm daha var.  Bunların içinde yakın zamanda karikatür dizisi Tübitak’ın uzun hikayesini yayınlayan ve şu an yeni bir çizgi roman üzerinde çalışan Uykusuz dergisi çizeri Emrah Ablak; “Puslu Kıtalar Atlası” üzerinde 5 yıl çalışarak, yakında çıkacak 300 sayfalık bir çizgi romana dönüştüren İlban Ertem; çizgi roman üzerine kitapları bulunan ,yakın zamanda da Berat Pekmezci‘nin çizgileriyle Emanet Şehir isimli bir çizgi roman çıkaran Levent Cantek; Çapa çizgi roman grubundan en son Dip isimli çizgi romanını çıkartan Hakan Tacal gibi isimler var.

Henüz iletişime geçemesem de olumlu bakarlarsa sonraki bölümlerde ilk aşamada Kutlukhan Perker, Yalçın Didman, Mahmud Asrar, Melike Acar, Sümeyye Kesgin, Cem Özüduru ve Ersin Karabulut‘u göreceğiz. Tabii bu programın büyük bölümünü kaplayan çizer tarafı, bununla birlikte genel yayın yönetmenleri, çevirmenler, çizgi roman üzerine site-blog yazarları da programda kendilerine yer bulacaklar.

Program genel anlamda internet üzerinden iyi tepkiler aldı. Tabii bunda biraz, şu an yayınlanan ve sadece çizgi romana özel başka bir program olmamasının da etkisi vardır. Ama çizgi roman seven arkadaşların programı beğenmekten öte, sahiplenmeleri devam etmem konusunda asıl motive eden şey oldu. Röportaj yaptığım yazarlar ve çizerler de aynı şekilde, desteklerini paylaşımları ve geri dönüşleriyle gösterdiler.

Özetle, Çizgi Roman Yolculuğu ticari amaç gözetmeden, kendi çabalarımla çok isteyerek ve severek yaptığım bir iş.”