Stuff

“Sadece tüketen değil üretebilen bir toplum”

Şehrin orta yerinde, tabanı deniz kumuyla doldurulmuş bir stüdyo ve yalın ayak kumun içinde oturup gayet ciddi şeyler konuşan bir grup insan… Her ayın ilk çarşamba günü, akşam saatlerinde, Karaköy’deki Studio-X İstanbul’da maker meet-up düzenleniyor. Her yaştan ve meslekten insanın katıldığı bu etkinliği ziyaret ettik ve etkinliği düzenleyen GelecekHane’nin kurucusu Halil Aksu’yla yaptığımız kısa röportaja, o an oradan geçen herkesin sormak isteyeceği soruyla başladık.

N’apıyorsunuz?

Katıldığınız bu toplantı -maker meet up- Şubat 2014’ten beri düzenli olarak her ayın ilk çarşamba günü saat 17:00-19:00 arasında yapılıyor. 20 kişiyle başladık, şu an radarımızda 300 kadar maker var, eğitimci var. Burada maker hareketinin koordinasyonunu konuşuyoruz. Maker hareketi “kendin yap” kültürünün yaygınlaştırılabilmesi için uğraşıyor. Dernek değil, vakıf değil; serbest, özgür bir halk topluluğu. Farklı disiplinlerden gelen ama benzer niyetleri, öncelikleri, bakış açıları olan bireylerin bir araya geldiği bir ortam. Bize gelen talepleri değerlendirip koordine ediyoruz. Tabii burada bir baş yok, herkes özgür, herkes aynı seviyede, herkesin söz hakkı var. Bu konuya merakı olan herkese de açık. Yine aynı gün, aynı saatte bu buluşmaları farklı şehirlerde düzenlemek için uğraşıyoruz.

Katılımcı profili nasıl?

Çok farklı gruplardan katılımcılarımız var. Mühendislik gibi disiplinler ağırlıklı tabii ama mimarlar da var, teknik konularla hiç ilgisi olmayan insanlar da var, yazar-çizer de var, tasarımcı da var. Biz herkesi kazanmak istiyoruz tabii ki. Herkesin eli bir şeyler yapmaya yatkın olabilir, bu konuda insanları cesaretlendirmek istiyoruz. Açık kaynak kodların ve internetteki “nasıl yapılır” videolarının da yardımıyla tasarladığımız şeyleri 3B yazıcılarla basabilir durumdayız. Teknik kabiliyeti olmayan ama hayal gücü geniş olan insanlara da kapımız sonuna kadar açık.

Farklı şehirlerde de bu buluşmaları gerçekleştirmek istediğinizi söylediniz. İstanbul dışında ilgi düzeyi ne durumda?

Özellikle ODTÜ, Hacettepe gibi üniversitelerin yarattığı ekosistem sayesinde Ankara güçlü durumda. İzmir’de 9 Eylül ve Ege Üniversitesi’nin ekosistemleri hareketli. Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü liderliğinde bir maker ortamı geliştiriliyor. Denizli’de, Adana’da, Trabzon’da, Eskişehir’de ilgi var.

Her şeyin istediğiniz gibi gideceğini varsayarsak, bundan 10 yıl sonra maker hareketi neler getirmiş olacak?

Sadece tüketen değil, üretebilen bir toplum bilincine ulaşmak istiyoruz. Ne tükettiğinin bilincinde olan, onun yerine bir şey koyabilecek üretim hayali ve vasfı olan insanlar yetiştirmiş olmak istiyoruz. Kolay kolay güdülemeyen, nasıl yaşamak istediğiyle ilgili daha bilinçli olan; yaşama katkıda bulunmak, ona şekil vermek isteyen bir neslin oluşmasında katkımız olsun istiyoruz. İnsanlar kendi evlerini, kendi bahçelerini, kendi hayatlarını, kendi çevrelerini daha işlevsel hale getirsinler ve çocuklarını bu bilinçle yetiştirsinler istiyoruz. Üretim sevincinin ve üretim kültürünün tekrar yüreklere aşılandığı günler hayal ediyoruz.

Not: Bu röportaj Stuff Ekim 2015 sayısında Akın Arslan imzasıyla yayınlandı.