Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘babayiğit’ hayalinde önemli gelişme

Türk bilim adamları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun süredir gündeme getirdiği ve literatüre “babayiğit” olarak geçen yerli otomobilde çılgın bir projeye imza attı.

İstanbul Gelişim Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yaklaşık bir yılda geliştirilen ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurulu (TÜBİTAK) tarafından da tescil edilen elektrikli otomobile Japon bilim adamları büyük ilgi gösterdi. “Gelişim 1” ismi verilen aracı inceleyen ve teknolojik gelişimine katkı sağlamak için Gelişim Üniversitesiyle işbirliği protokolü imzalayan Nagazaki Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Fujio Kurokawa Türk bilim adamlarına övgüler yağdırdı.
Türkiye’de bilim adamlarının ciddi çalışmalar yaptığını söyleyen Kurokawa; “Türk bilim adamları gelişen teknolojiyi yakından takip ettikleri için böyle gelişmelere imza atıyorlar” dedi. İşbirliği çerçevesinde söz konusu aracın havada da hareketini sağlamak amacıyla çalışmalara katkı sağlayacaklarını belirten Fujio Kurokawa;
“Nagazaki Ünivesitesi’nde elektrikli araçların sürüşü ile ilgili çok yüksek bir teknolojiye sahibiz. Bu teknolojimizi burada İstanbul Gelişim Üniversitesi’yle birleştirerek elektrikli aracın yapısını biraz daha geliştireceğiz ve gelecekte yakın zamanda bunu uçan bir araç haline getireceğiz. Elektrikli araçlarda en önemli husus enerjinin depolanması ve bu enerjinin en verimli şekilde kullanılmasıdır. Bu araçta bu teknolojiyi görüyorum ve en kısa zamanda bu aracı uçuracağız.
Japonya’da ki teknoloji genellikte helikopterlerde kullanılan motor gücünden hareket edilerek uçurulmaktadır. Ancak bu araçtaki teknolojide aracın uçurulmasında elektrik motorları kullanılacak yani normal bir araç motoru kullanılmayacaktır. Dolayısı ile bu aracı farklı görüyorum” dedi.

YERLİ OTOMOBİL İLE UÇARAK ULAŞIM
İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Mühendislik – Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhami Çolak, hedeflerinin, geliştirdikleri elektrikli otoyu havada da uçurmak olduğunu belirterek,
“Aracımız tıpkı bir helikopter gibi olduğu yerden kalkacak ve havalanacaktır. Buradaki teknolojide de elektrik kullanacağız. Geliştireceğimiz teknoloji ile aracımız bir çok yere helikopter gibi uçarak gideceği gibi bazı yerlerde de karadan hareket edecektir” diye konuştu.

“İSTANBUL’U KURTARMAK MÜMKÜN”
Hem uçan hem de karada hareket edebilen bir araç teknolojisinin dünyada henüz çok yaygın olan bir teknoloji olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Çolak, Japonya’da benzeri elektrikli araç tasarımının motorlu bir yapıya sahip olduğunu ve yakıt kullanıldığını ifade etti.
Çalışmalarında tamamen elektrik enerjisinden faydalanacaklarını aktaran Prof. Dr. İlhami Çolak özellikle İstanbul gibi yoğun trafik sıkışıklığı yaşayan şehirlerin, üretim gerçekleştirildiği takdirde bu proje nefes alabileceğini belirtti. Prof. Dr. İlhami Çolak şunları söyledi:
“Özellikle İstanbul gibi büyük bir şehirde trafiğin çok yoğun olduğu, her gün insanların ıstırap çektiği bir şehirde böyle bir araç teknolojisinin oluşturulması gerçekten bir babayiğide yakışır. Bu proje ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır. Tabii, proje faaliyete geçince gökyüzünde ciddi bir hava trafiği düzenlemesi gerekecek. Ama karada bu trafik yoğunluğunda İstanbul’u kurtarmak böyle bir teknoloji ile kısmen de olsa mümkün olacaktır.”

TÜRKİYE 1 NUMARA OLSUN
İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli de üçüncü dünya ülkeleri kıyaslamasıyla Türkiye’nin yerli otomobil üretiminde geç kalındığını belirtti. Üniversite olarak Türkiye’nin yerli araç üretiminde ‘biz de varız’ demesi için çaba sarf ettiklerini dile getiren Gayretli;
“Biz Gelişim Üniversitesi olarak bu babayiğitlerden biri olmak istiyoruz. Bunun için de yola çıktık. Üçüncü dünya ülkelerinin bile yerli aracı söz konusu iken bizim ne yazık ki hala yok. Bu da üzücü bir durum. Biz de hocalarımız ve öğrencilerimiz ile birlikte ‘biz de varız’ dedik. Çünkü biz üniversiteyiz. Bunu yapmaktaki maksadımız, ‘Türkiye bunu yapabilir’ başarısını sergilemektir. Bizim milletimiz de bunu yapabilir. İlla başkalarının yapması ve kopyalamak değil yeniden sıfırdan başlamak suretiyle çok önemli noktalara gelebiliriz.
Dünya çapında zengin olan holdinglerimiz var ve bizler mesaj veriyoruz, ‘korkmayın, muhakkak ki yapılabilir. Başkaları yapıyorsa biz daha güzelini yapabiliriz.’ Gelişim Üniversitesi olarak bir adım attık ve bundan sonra da devam edeceğiz. Niçin Türkiye bir numara olmasın? Çünkü biz ülkemizi seviyoruz. Türkiye’nin, insanlığın ve dünyanın gelişime ihtiyacı var” şeklinde konuştu.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhan Aykaç da üniversite olarak böyle bir çalışmaya adım atmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek; “ Nagasaki Üniversitesi ile protokol imzalıyoruz. Özellikle de Japonların ilgi duyması ve birlikte çalışma yönünde iş birliği teklifinde bulunmaları bizleri ayrıca mutlu etti” diye kaydetti.

İlgili Yazılar