Türkiye’yi doyuran platform: Yemeksepeti

Yemeksepeti’nin Pazarlama Direktörü Barış Sönmez’le online siparişin büyüyen pazarını ve beslenme alışkanlıklarını masaya yatırdık.

Online yemek siparişinde sektörün durumu nedir? Hala potansiyel var mı?

Evet, online yemek pazarında hala çok ciddi bir potansiyel var. Türkiye’de günlük paket servis adeti 1.2 milyon civarında. Biz 130-140 bin ile bunun küçük bir bölümünü yapıyoruz. %85’in üzerindeki pay hala telefonda ama yıllar bazında bu pay kayacak. Bundan nasıl emin olabiliyorum? Yurt dışındaki örneklere bakıyorum. Dünyada online yemek siparişi verme platformlarına bakacak olursak Yemeksepeti bu basamağın çok üst sıralarında. Amerika ve İngiltere’den sonra 3. sıradayız diyebilirim. Toplam yemek siparişlerinde Amerika’da online’ın payı %45’lerde, İngiltere’de %35-%40’larda, Türkiye’de ise henüz %12-%13’lerde. Dolayısıyla bu gerçekten bir davranış değişikliği. Bunu etkileyen faktörler internet penetrasyonu, kullanıcıların internette transection yapmaya alışıyor olmaları… Dolayısıyla bu pazarın büyümesi kaçınılmaz. Rakamlarla konuşacak olursak, Türkiye’de 38 milyon internet kullanıcısı var. Pazarda yapılan bazı araştırmalara göre de bu kullanıcıların 13-14 milyonu şu ana kadar internetten bir transection yapmış. İnternetten bilet almış olabilir, yemek söylemiş olabilir, tatil almış olabilir…

Yemeksepeti’nin kullanıcı bazı 5 milyon. Bugün İstanbul’da 25 liraya karnını doyurabiliyorsun, bu durum Anadolu’ya geçince 10 liraya düşüyor. Yemek gibi herkesin ulaşabileceği temel ihtiyacı sağladığımız için artış hızının düşmeden devam etmesini bekliyoruz. Zaten onun bir göstergesi de 15 yıllık Yemeksepeti’nin hala yılda %50 büyümesi. Şirketlerde bu basamakların çift olması büyük bir başarı sayılıyor. O yüzden %50 oldukça önemli bence. Bunun da devam etmesi için biz elimizden geleni yapacağız.

Türkiyeyi Doyuran Platform Yemeksepeti (1)

Mobil uygulamaların buna bir katkısı var mı?

Çok ciddi bir katkısı var. Mobil uygulamalar esasında bizim önümüze yeni bir kapı açtı. Yani mobil uygulamalar bizim için yeni kullanım alanları yarattı. Mobil uygulamalardan önce online sipariş verebilmek için işte ya da evde bilgisayar başında olmanız gerekiyordu. Şimdi onların hepsi aşıldı. Yolda sipariş veriyorsunuz ve kimi zaman yemek sizden önce bile ulaşabiliyor. Mobil uygulamalarını kullanıcı beklentilerini karşılar bir şekilde tasarlarsanız bu sizi çok daha farklı yerlere götürüyor.

2010 yılında mobil uygulamamızı çıkardığımızda siparişlerin %1’i buradan geliyordu. Ama biz mobil uygulama için oldukça efor sarf ettik ve şu an siparişlerimizin %62’si uygulamadan geliyor. Büyümemizin ciddi bir kısmı mobil uygulamalardan geliyor. Bundan birkaç sene önce “Mobil web’i geçecek” dediğimde arkadaşlarım bana gülüyordu. Hepimiz mobil cihazlarımızla çok ciddi kişisel bir bağ kuruyor ve onları elimizden düşüremiyoruz. O kolaylığa da alıştığımız için uygulama trendinin artarak devam etmesini bekliyoruz.

Kullanıcılar da değişiyor ve beklentileri de ona göre şekilleniyor. Tüketicinin değişen alışkanlıkları nelerdir?

Bundan 5 sene önce kullanıcılar tarafından kredi kartlarına duyulan güven kafalarda soru işareti yaratıyordu. Dolayısıyla Yemeksepeti’nde online ödeme gibi bir ihtiyaçları yoktu. Ama birkaç sene sonra insanlar ben kapıda nakit ya da kartla ödeme yapmak istememeye ve online ödemeyi tercih etmeye başladılar. Biz de online ödemeyi tamamen kullanıcılar istedi diye entegre ettik.

Onun dışında kullanıcıların yemek alışkanlıklarından bahsedecek olursam Türk mutfağı çok kuvvetli. Ama bazı mutfaklar olması gerektiği kadar popüler değil. İngiltere, Amerika, Almanya… Hangi ülkeye baksak büyük bir pizza üstünlüğü var. Hatta Amerika’da paket servisin %50’si pizza. Pizza ve hamburger dışında tüm pazarlarda bir Uzak Doğu üstünlüğü var. Bizim de 2 senedir en hızlı büyüyen mutfağımız Uzak Doğu. Yıldan yıla %70 bir büyüme var ama hala çok küçük. Henüz ciddi biz yere gelemedi. Diyebilirim ki bizim insanımız yeniliklere çok açık ancak söz konusu yemek yeme alışkanlıkları olduğunda gelenekselin dışına pek çıkamıyoruz.

Türkiyeyi Doyuran Platform Yemeksepeti (3)

Türkiye ve İstanbul genelinde hangi yemekler daha çok tüketiliyor? Ayrıca hiç beklenmeyen ve şaşırtan istatistikler var mı?

Adet bazında Yemeksepeti’nde en çok satılan ürün lahmacun. Bununla ilgili en şaşırtıcı nokta ise illere göre lahmacunun boyu ve fiyatındaki değişiklikler. Bununla ilgili özel bir çalışma yapmıştık ve en pahalı lahmacunun –tabii beach’lerdekini unutun- Ankara’da olduğu sonucuna ulaşmıştık.

Her sene “Acaba kaç kişi ördek sipariş etti” diye merak edip baktığımız bir ‘ördek’ datamız var bizim. İlginçtir günde 7-8 kişi portakallı Pekin ördeği sipariş ediyor. Çok küçük rakamlar olsa da kendi içerisindeki büyümesine baktığımızda çok başarılı sonuçlar aslında. Benim en çok şaşırdığım noktalardan biri Türkiye’de Hint mutfağının olmaması. Dünyada nereye giderseniz gidin Çin mutfağından sonra Hint mutfağı gelir. Bir başka şaşırtıcı nokta ise Yunanistan’ın siparişlerinin Türkiye’yle son derece benzerlik göstermesi. Biz ‘hangi semtte hangi ürün grubu restoranları açarsak iş yaparız’ konusunu datalarımız sayesinde öngörebiliriz. Ama bunu etik bulmuyoruz. Ekibimizin yaş ortalaması da 27. Herkes popüleri takip ediyor ve datalarımız benim en çok övündüğüm şeylerden biri.

Türkiyeyi Doyuran Platform Yemeksepeti (4)

Yemeksepeti yurt dışına da açıldı. Yurt dışı online yemek sipariş pazarında ne gibi fırsatlar ve engeller var?

İnternetten online bir şekilde yemek siparişi verilen siteler neredeyse tüm ülkelere yerleşti. Dolayısıyla çok büyük aktörler var. Yemeksepeti de geçen yıl Alman menşei Delivery Hero bünyesine katıldı. Katılım gerçekleşmeden önce 10 ülkede çalışmalara başlamıştık. Şimdi tabii Delivery Hero ile birlikte hareket ediyoruz. Ancak bazı ülkeler var artık buralara girmek için geç kalmış sayılıyorsunuz. Orada kuvvetli bir oyuncu olunca ikinci olarak oraya geliyorsanız ve kuvvetli oyuncu işini iyi yapıyorsa işiniz zor. Hala bakir pazarlar var mı diye düşündüğümüzde cevabımız evet. Ama orada da önünüzdeki yılları düşünüyorsunuz. O ülkeye girdiğinizde 2,3 ya da 5 yılda ne kadar siparişler alacaksınız yatırım ne kadar dönecek gibi şeyleri düşünüyorsunuz.

Delivery Hero ile hareket ediyoruz ve zaten 34 ülke var. Bu yüzden biz özellikle Türkiye’ye odaklanmayı tercih ettik ve içerde projelerimiz devam ediyor. Dünyada büyük bir potansiyel var. Önümüzdeki yıllarda eve online paket siparişi verme pazarı daha da büyüyecek. Ama çok kolay bir iş değil, lokal bir iş. Yani bu bir yapı ve depo kurayım diyerek olabilecek bir şey değil. Bu sistem internetten ayakkabı, cep telefonu ya da bilgisayar satın almaya da benzemiyor. Lokal, il il de değil semt semt büyütmeniz gereken bir sistem. Çok kolay gibi görünüyor ama bu işe atılmayı düşünenler varsa oldukça dikkatli olmalarını öneririm. Bizim daha Türkiye’de gideceğimiz çok yol olduğu için içeriye odaklanmaya karar verdik.

Ipsos ile yapılan bir araştırma da var. Burada ne gibi veriler karşımıza çıkıyor?

Esasında Yemeksepeti bilinen bir marka. Geçen sene Delivery Hero bünyesine de katılmamızla da herkesin kafasında markayla ilgili bir şeyler var. Türkiye’de internetten alış veriş yapan 14 milyon kişinin olmasına rağmen Yemeksepetini kullanan 5 milyon kişi olmasıydı. Bizim de merak ettiğimiz detay acaba geri kalanların Yemeksepeti’ne gelmemesi ya da internetten yemek siparişi vermemesinin altında yatan sebepler neydi sorusu oldu. Bu sebeple Ipsos ile bir araştırma yapmak istedik.

Temelde gördüğümüz şey Yemeksepeti’yle ilgili çok olumlu bir algının olması. Hem de sadece kullananlar tarafından değil kullanmayan kişilerce de böyle bir fikir var. Biz Yemeksepeti olarak sizden bir ücret talep etmeden servis veriyoruz ve bu servisi de elimizden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sevilmeyen bir marka olma hakkımız yok. Ama yine de kullanlar ve kullanmayanlar arasındaki farkı merak ediyorduk.

Sonuçlara göre şunu gördük: Alışkanlıklar. Telefonla sipariş vermek Türk insanına zor gelmiyor. Aradıkları restoranlara başka ne var, promosyonlar neler gibi sorular soruyorlar. Böyle konuşunca da iyi fiyat aldığını düşünüyor ve kendini iyi hissediyor. Biz de bu yanlış algıyı nasıl düzeltebiliriz diye düşünmeye başladık. Tüm bunlar Yemeksepeti platformu üzerinde çok daha ucuza yapılabiliyor. Siparişlerde de fark yok. Yemeksepeti’ni kullananlar da kullanmayanlar da aynı şeyleri aynı yerlerden sipariş ediyor. Pazarlamacıların da en büyük iddiası alışkanlıkları değiştirmektir. Yani bir şeye ihtiyacınız olduğunu söylesem size bir ürünü satabilirim. Ama zaten dışarıdan yemek siparişi veren birisine telefonla değil de online yap demek biraz zor oluyor. Ama biz bunu yapmaya çalışıyoruz ve iyi de gidiyoruz. Her yıl daha fazla kullanıcı bize katılıyor.

Temelde gördüğümüz şey insanları yeterince bilgilendiremememiz ya da bizdeki faydaları yeterince iyi anlatamamamız. Çalıştığımız nokta da bu. Kullanıcıyla ilişkimizi sıcak tutup iyi bir şekilde devam ettirme amacındayız. Ipsos’la çalışmamızda çok şok edici bir sonuca ulaşamadık ama alışkanlık değiştirme konusunda daha çok çalışmamız gerektiği sonucuna ulaştık. Verilen siparişlerin ve yenilen yemeklerin aynı olmasa bize potansiyelimizin olduğunu gösteriyor.

Yemeksepeti’nin geleceğe dair planları arasında neler var?

Yemeksepeti olarak hala daha fazla kullanıcıya ulaşacağımızı ve pek çok kişiye yardımcı olacağımızı düşünüyoruz. Yemeksepeti’nin Türkiye’de her yıl %50 büyüyebileceğini düşünüyoruz ve bunun için elimizden geleni yapacağız. Bunun dışında yeni iş kollarını da deniyoruz. Tabii her iş kolunda olduğu gibi her yeni denediğiniz kesin tutacak diye bir şey yok. ama bu bizim motivasyonumuzu hiçbir zaman azaltmıyor. Şu anda bizi çok memnun eden yemek.com var. Bu da yemek tariflerinden eğlenceli içeriklere ve pratik bilgilere kadar yemekle ilgili her şeyi barındıran bir içerik sitesi. Türkiye’deki yemek tarifleri pazarı daha çok otantik yemekler üzerine kuruluydu. Biz de oradaki çeşitliliği artırmak istiyoruz ve biraz daha yenilikçi içeriklerle bunları genişletmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde de kullanıcılara servis vermek için farklı denemelerimiz olacak. internet ve yemek kesişiminde aklımıza gelen, inandığımız tüm projeleri deneyeceğiz.

Bu röportaj İzel Özten imzasıyla Stuff Ağustos 2016 sayısında yayımlandı.

İlgili Yazılar